2 Mart 2017 Perşembe

Mehter, Mehteran ve Mehterhane nedir?

Mehter - Mehteran - Mehterhane - Mehter Takımı - Mehterhanei Hümayun - Mehterhanei Hakani nedir, hakkında tarihi bilgi...

Mehter, diğer adıyla mehteran, kelime kökeni farsça olan “mihter (daha büyük, daha ulu)" anlamındaki kelime kökünden gelir. Diğer bir anlamı "saray çadırlarına bakan uşak, çadır uşağı" anlamında da kullanılır. Argo anlamı ise "Hapishane"dir. Mehter, askeri bandoda yer alan kişiye denir. Mehterler; zurna, boru, kurrenay ve mehter düdüğü gibi nefesli çalgılar. Kös, davul, nakkare, zil ve çevgân gibi vurmalı çalgılar çalarak, askere coşku, düşmana korku, korkutmayı hedeflerlerdi. Bu da bize daha az kaybıp verilmesinin hedeflendiğini gösterir. 

Mehterhane nedir?
Mehter-Mehteran-Mehterhane-Mehter Takımı- Mehterhanei Hümayun-Mehterhanei Hakani: Bu isimlerin hepsi Osmanlı Ordusu'nda Yeniçeri Askerî Bandosu'dur. Mehterhanei Hümayun-Mehterhanei Hakanî: Sultana ait olan bandoya denir.

Mehterhanei Hümayun - Mehterhanei Hakani kaç kişiden oluşur
Padişahların Mehterhanesi on iki katlı (her bir sazdan 12 tane) oluşurdu. Sadrâzamın 9, vezir ve paşaların 7 katlı mehterleri bulunuyor. Bu rütbe sıralamasına göre değişkenlik gösterirdi. Mehteranların hepsi askerlerden oluşur. 

Yeniçerilerin ve Mehteranın da Piri Hacı Bektaşi Veli'dir. Mehteranlar yapacakları görevden önce mutlaka Peygamber efendimize Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e, daha sonra Hz. Ali'ye ve Hacı Bektaşi Veli adına dua ederdi. Ardından marşlar ile adlarını zikredilirdi. Bu mehteranlar için bir gelenekti. Mehterhane'de 3 önemli sembol göze çarpıyor; ocak, sancak ve zafer.

Mehterhane'nin tarihi
Mehterhane'nin tarihi, Hun’lara kadar uzanır. Hun'lur zamanında Tuğ adı verilen bandolur vardır. Bu zaman içinde önce Selçuklulara (T’abılhâne veya Nevbethâne (beri ikisi nefesli, dördü vurmalı altı temel çalgı bulunuyordu)), daha sonra da Osmanlıya kadar uzandı. Osmanlı'da mehter takımı padişahların dönemlerine göre farklı sayılardan oluştu. Mehterhaneler Fatih zamanından sonra sekiz zil-zen ile bir dizen başından, sekiz nakkarezenle bir nakkarezen başıdan, sekiz tablzenle, sekiz boruzenle bir boruzen başından, tablzenbaşı ve maiyetinde dokuz çavuş bulunan iç oğlan başından oluşurdu. Mehterhaneler 1828 yılında II. Mahmud tarafından yeniçerilerin kaldırılmasıyla kapatılmıştır. Bunu izleyen yılar sonucunda III. Selim tarafından farklı bir isimle tekrar hayata geçirilmiştir.
Uzaktan gelen yavaş ses daha sonra yükselerek ordunun üzerine gitmesi ve karşı tarafın bundan etkilenmesi hedeflendi. Bu da savaşlarda etkisini gösterdi. Savaşa giden mehteranlar günlük hayattada kullanılırdı. Özellikle namaz vakitleri ve önemli resmi görüşmelerde yerini alırdı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SULTANAHMET HAKKINDA EN SON GİRİLEN YAZILAR