12 Ocak 2017 Perşembe

Topkapı Sarayı Bab-ı Hümayun (Saltanat Kapısı)

Bâb-ı Hümâyûn Nedir?
Bâb-ı Hümâyûn diğer adı ise Saltanat Kapısıdır. Osmanlıca Bab kapı, Hümayun ise padişaha ait anlamına gelir. Bab-ı Hümayun; Padişaha ait kapı (Saltanat Kapısı) anlamına gelir ve iki kapıdan oluşur. Surların uzunluğu 1400 metre olan Topkapı Sarayı'nın “Sûr-u Sultânî”nin en büyük merasim kapısı ve halka para dağıtma kapısı olma özelliğini taşır.

Bâb-ı Hümâyûn'un ve Osmanlı'nın dünyaya bakışı
Fatih Sultan Mehmed Han 1478'de yaptırılmıştır. İç içe iki kapıdan oluşur. Bu kapıların Osmanlı için özel anlamı vardır. Çünkü kapının iki tarafında bulunan yazı Osmanlı'nın dünyaya olan bakışını gösterir. Bu şekilde hayata bakan Osmanlı, İslamı dünyaya yaymıştır. Bu kapının solunda ‘Kim zulme uğrarsa bu kapıya gelsin’ sağında ise “Es-Sultân-ı zıllullâhi fi’l-arz, ye’viileyhi külli mazlûmîn” “Sultan, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi ve dünyadaki bütün mazlumların da koruyucusudur” yazılıdır. Bu yazı Osmanlı'nın dinlere, ırklara, mezheplere kısaca dünyaya nasıl hükmettiğini anlatır. Bu kapı dışında kalan diğer iki ana kapı ise babüsselam ve babüssaadedir.

Bâb-ı Hümâyûn hakkında
Bâb-ı Hümâyûn nerede; “Sarây-ı Cedîd-i Âmire” yani “Topkapı Sarayı”nın ilk giriş yeridir. III. Ahmet Meydan Çeşmesi ile Ayasofya Camii’nin karşısında yer alır. Bâb-ı Hümâyûn, Topkapı Sarayı’nın üç törensel önemli kapısından biridir. Mermerden yapılmıştır.  Kapı bitkisel motiflerle süslenmiştir. 1. Avlu’ya açılır. Bâb-ı Hümâyûn, iki katlı, simetrik, iç ve dış cephe arasında kubbeli bir mekâna sahiptir. Dikdörtgen olarak planlanmıştır. İki yanında bulunan nişlerle Selçuklu'nun anıtsal portallerine benzerlik gösterir. İki yanında kapıcı koğuşları bulunuyor ama bu gün yerlerinde malesef yoktur.

Üst katta, padişahların törenleri izlemesi için Hünkâr Kasrı yapılmıştır. Kapının iç ve dışında, Kur’ân-ı Kerim’den ayetler, Sultan Abdülaziz’in tuğrası ile Ali b. Yahya es-Sufi’nin yazdığı Arapça bir kitabe bulunur. Bu kitabenin altında Sultan II. Mahmut ve Sultan Abdülaziz’e ait tuğralar bulunur. Bu tuğraların anlamı buranın bu padişahlar tarafından tadilat geçirdiği anlamına gelir.

Bu kitabede ise şu cümleler yazılmıştır:
“Hâzihî kal’atun mübâreketun ussise bünyânuha a’lâte’yîdin minallâhi ve rıdvânin ve russisa erkânuha bi-teş’idin minhu bi-emri sultani’l-berri ve hakanu’l-bahri ve zıllıllahili’s-sakaleyn ve avnillâhi beyne’l-hâfikayn kahramânu’l-mâivettin fatih-i kal’ati Kostantin Ebu’l-Feth Sultan Mehmed Han Bin Sultan Murad Han Bin Sultan Mehmed Han halledallahu-teâlâ sultanehu ve a’lâ fevka’l-ferkadeyni mekenehû fi-târîh-i şehr-i Ramadane’l-mübarek senete selasin ve semanine ve semaniyeti(semene)mietin”

"Allahın inayeti ve izniyle, iki kıtanın Sultanı ve iki denizin Hakanı, bu dünyada ve ahirette Allah’ın gölgesi, Doğu’da ve Batı’da Allah’ın gözdesi, karaların ve denizlerin hükümdarı, Kostantinopolis Kalesi’nin fatihi, Sultan Mehmed Han oğlu Sultan Murad Han oğlu Sultan Mehmed Han, Allah mülkünü ebedi kılsın ve makamını feleğin en parlak yıldızlarının üstüne çıkarsın, Ebu’l-Feth Sultan Mehmed Han’ın emriyle, 883 yılının mübarek Ramazan ayında bu mübarek kalenin temeli atılmış ve sulh ve sükûneti güçlendirmek için yapısı gayet sağlam olarak birleştirilmiştir” 
Bu yazı Fatih Sultan Mehmed Han'a ithafen övgü olarak yazılmıştır.

Saltanat kapsından giriş çıkışlarda hem padişahın hem de ortan geçenlerin ahireti anımsaması için ayetler yazılmıştır. Bu ayetler:
“Besmele-i Şerîf” ile Hicr Suresi’nin 45 “Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.” 46 “Onlara, “Girin oraya esenlikle, güven içinde” denilir.” 47 “Biz, o cennetliklerin kalplerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.”48 “Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.” 

Bu ayetler, savaşa giden askerlere mehter takımının hücumdan hemen önce okuduğu ayetlerdir. Ayetleri ön cepheye yazan hattat: “Ketebehu ez’âfü’l-abd Ali Bin Müridü’s-Sûfî”dir.
Arka cephedekini yazan hattat ise Abdülfettah'tır. Bu iki hattat buraya attıkları imzaları bu güne kadar gelmiştir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SULTANAHMET HAKKINDA EN SON GİRİLEN YAZILAR