13 Ocak 2017 Cuma

İkinci Ayasofya tarihi, yıkılması ve efsanesi

Birinci Ayasofya Artemis Tapınağı üzerine kurulmuştur. İkinci Ayasofya kilisesi ise birincisinin yakına kurulmuştur. Açılışı ise 415 yolunda gerçekleşmiştir. Mimarı Rufinos'dur. Yıkılması 532 yılında olmuştur. Nika isyanı ve kilisenin efsanesi...


İkinci Ayasofya, ilk yapılan katedral ile aynı kaderi paylaşır. Birinci Ayasofya isyanların çıkması sonucu yıkılmıştır. İkinci Ayasofya'da aynı akıbete uğrayacaktır.

İkinci Ayasofya Kilisesi, Roma imparatoru II. Theodosius, Ayasofya'nın şimdiki yeri olan Sultanahmet'teki yerine yeniden yapılması için emir vermiştir. Çalışmalar başladıktan sonra 10 Ekim 415 yılında bitirilip, açılışı yapılmıştır. Mimarı Rufinos'dur. Yapılan kazılarda ortaya çıkan sonuç, mimar Rufinos, bazilika planlı, ahşap çatılı ve beş nefli olarak katedrali yeniden inşaa etmiştir. Binanın cephesinde bulunan süslemelerin birinde bulunan blokta kuzu kabartmaları bulunur. Bu kuzu kabartmaları 12 havariyi temsilen yapılmıştır. Ölçüleri tam olarak bilinmemektedir. Uzunluğu bilinmeyen yapının genişliği 60 metredir. Yapılan kazılarda ikinci Ayasofya’nın zemininin üçüncü Ayasofya’nın zemininden yaklaşık olarak iki metre daha aşağıda olduğunu ortaya çıkmıştır. İkinci Ayasofya kilisesinin yapımı 40 yıl sürdü.

İkinci Ayasofya 13-14 Ocak 532 yılında Nika ayaklanması sonrası yeniden yıkılmıştır.

Nika isyanı ve efsanesi
İkinci Ayasofya kilisesi nika isyanıyla yıkılmasından sonra Bizans imparatoru Justinyanus kiliseyi yeniden daha büyük bir şekilde inşaasına yaptırmaya karar verdi. Bu kararından sonra ilginç bir olay çeryan etti: Bir dini ayinde patriğin elindeki kutsal ekmekçiği bir arı kapıptı. Bilinmeyen bir yerdeki peteğine götürdü. İmparator Justinyanus, arının sakladğı peteği bulup getirilmesini ve getirene  ödüller vereceğini söyledi. Aramalar sonucu bulundu. Görenler hayrete düştü. Çünkü petek mabet maketi şeklindeydi. Mabedin mihrap yerinde de kutsal ekmek duruyordu.

Mimarın İstanbul'u terk etti
Duvarlar kubbe seviyesine gelince bu defa mimarbaşı Roma’ya gitti. 7 yıl sonra mimar tekrar İstanbul’a döndü. Bunun nedeni olarak mimar İmparatora şu cevabı verdi: “Bu koca yapının temelinin çok sağlam olması gerekiryordu, eğer kalsaydım acele ettirecektiniz ve yapının sağlamlığı tehlikeye düşecekti.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SULTANAHMET HAKKINDA EN SON GİRİLEN YAZILAR