11 Mayıs 2017 Perşembe

Sultanahmet Camii hakkında

SULTANAHMET CAMİİ (1018- 1026)(Hicri 1609-1617) - 1. Ahmed'in, büyük mimar olan Mimar Sinan'ın en gözde öğrencilerinden olan devşirme Sedefkar Mehmet Ağa'ya yaptırdığı muhteşem eserdir. Yapımı 7 yıl 5 ay 6 gün sürmüştür. İstanbul, Fatih ilçesine bağlı Sultanahmet Camii, bulunduğu konum itibariyle şehre hakim, dünyanın ihtiyacı olan ilmi vermesi nedeniyle özel, hastalara şifa değıtması nedeniyle canlı, manevi havası nedeniyle yaşayan, yapım şekli ile bir şaheser, ilk olması nedeniyle farklı, işçiliği nedeniyle de tüm dünya tarafından farkı kabul edilen bir eser. Evliyaların dualarıyla açılan SULTANAHMET CAMİİ...

Bu büyük Osmanlı medeniyeti Sultanahmet Camii'ni sadece bir betondan ibaret yapmamıştır. Yada sadece bir tarihi eser değildir. Yapımında islami değerlere önem verildiği ve kul haklarına ayrıntılı bir şekilde dikkat edildiği için de maneviyatı çok yüksek bir yerdir. Camiyi dolaştığınız zaman bunun her köşeye sirayet ettiğini göreceksiniz. Caminin yapımı hakkında ayrıntıları aşağıda okuyabilirsiniz. 

Blue Mosque ismi nereden gelir
İstanbul'da bir çok Selâtin Camii bulunur. Sultanahmet Camii ise İstanbul'un ilk Selâtin Camiilerindendir. Turistler buraya çinilerinin mavi ağırlıklı olması nedeniyle Mavi Cami anlamına gelen Blue Mosque derler.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ülke tarihi açısından önem verdiği eserlerdendir. Arşivlerden çıkarılan bilgiler ile bir çok yönüyle ayrıntıları bilinen Sultanahmet Külliyesi, deprem, yangın ve yağmacıların hedefi nedeniyle bir çok saldırılara maruz kalmıştır. Ama bakanlık, elinden geldiğince bu güzel esere sahip çıkıp günümüze kadar getirmeyi başarmıştır.

Sultanahmed Camii yapılış tarihi hakkında
14. Sultan olan 1. Ahmed, 1018 yılı (1609) recep ayının 9. perşembe günü bütün protokolün ve bir çok evliyanın katıldığı törende dualar ile açılış yapıldı. Sultanın açılışta kullandığı kazma Topkapı Sarayı'nda muhafaza edilmektedir. 1026 yılı (9 Haziran 1617) Cuma Del-ahiresi ayının 4. günü 7 yıl 5 ay 6 gün sonra Sultanahmet Camii bitirilmiştir.

Sultanahmet Camii yapılacağı alanın belirlenmesi
17. Yüzyılın özel bir yapıtı olan Sultanahmet Camii, 14 yaşında tahta geçen 1. Ahmed'in bize bıraktığı yaşayan bir tarih. Dindar bir kişiliği olana 1. Ahmed, caminin yerini alırken kul haklarına riayet etmiştir. Sırf bu yüzden Sultanahmet Camisi'nin yerini değiştirmiş ve bu günkü At Meydanı (hipodrom) kıble yönünde bulunan Ayşe Sultan Sarayı'nı sahibinden gönül rızasıyla (belli bir ücret ödeyerek) alıp buraya yapmıştır. Bu camii başka bir yere düşünülmüştür.

Sultanahmet Camii Sultanahamet Camii manevi havasıyla bir çok dinden insanı etkilediği doğrudur. Zaten bu yüzden dünyadan insanlar akın akın gelir buraya. Ama farklı bir yanı daha vadır buranın. İnce işçiliği. Zavkli sanatçılığı. İstanbul adabı ve edebi bulaşmıştır işçiliğine. Türk-İslam mimarisinde bir devrim yapmıştır. Daha sonraki zamana örnek olmuştur. Bahçe sadece yeşil değil gözü okşar ve samimiyet de kokar. Huzur verir insana. Gerçek bir eser görmek istiyorsanız muhakkak burayı da görmelisiniz.

Her köşesi farklı bir tarih ve güzellik bir şark sarayı kadar ince işçilik, yerde halı gökte çini, çini üzerine ayetler, hadisler hem göze hem ruhunuza hitap eder. Diyarbakırlı Seyit Kasım Gübari mührünü vurmuş göğe sanki. Ayetler ve hadisler yıldız gibi sarmış tavanı. Tavandan sarkan altın zincirleriyle som zümrüt kandiller, caminin içi ve dışında yakalanın ahenk görmeniz için sizi çağırıyor. Düz duvarlar fayans ile örülmüş. Üstüne dönen ve kıvrılan satıhlar ise kalem ile nakışlanmış. Camlar güneşi içeriye alıyor. Etrafı dolaştırıp akşama kadar misafir ediyor. Fizik matematikğin bittiği yerde olduğunuzu anlıyoruz.

Osmanlının önem verdiği göz kamaştırıcı laleler, sümbüller narçiçekleri, Rumiler, üzüm salkımları gizli güzellikler. Ziyaretçilerine özel zamanlar yaşatan bir mabed. Yaşam dolu bu mekânda, hem ahiret hem yücelik hem yakınlık, yan yana iç içe. Bu da bize gösteriyor ki mavi caminin usta mimarının derin aklı. Sedefkar Mehmet Ağa...

Sultanahmet Camii plan ve projesi
  • Sultanahmet Camii plan ve projesi, dört yapraklı yönce şekline sahiptir. 
  • 53.50x49.47 (2.646 m2) metrekaredir. 
  • Dört Fil ayağı üzerine piramid şeklinde dizilen kubbeler şeklinde tasarımı yapılmıştır. Bu mimari o yüzyıl için çok bilinen bir plan değildir.
  • Zamanın 6 Minareli tek camisidir.
  • Mühendislik kabiliyetenin çok yüksek olan Sedefkar Mehmet Ağa, ana kubbeyi 43 metre yüksekliğinde ve kubbesinin çapını da 23,5 m olarak yapmıştır. Bunu yapmak çok özel bir yetenek ister. Bu yeteneği gören büyük mimar Mimar Sinan, Sedefkar Mehmet Ağa'yı yetiştirmiştir.
  • 260 pencereye sahiptir.
  • 21043 adet çini kullanılmıştır. 50 den fazla çeşitli desenlerde çini kullanılmıştır.
  • Mavi boyalar hakim bir yapıdır. Bu yüzden Avrupalılar Blue Mosque adı takmışlardır.
  • Caminin iç avlusu mermer döşemelidir.
  • İç avlu 26 sütunun üzerine oturtulmuş 30 kubbeyle muhteşem bir şaheberdir. Revakla çevrilidir. 
  • Sultanahmet Camisinin iç avlusunun ortasında altı sütunlu şadırvan yapılmıştır.
İnşaatta kullanılan ölçüler
İnşaşatta ustaların kullandıkları ölçüler yalnız Sultanahmet Camii'ne ait değildir. Her türlü eser yapımında inşaat ölçülendirilmesi aynıydı. Bu ölçülendirmeyi aşağıda gösterildiği şekliyle uygulanmıştır;
  • Başparmak ucundan boğuma kadar olan ölçüye boğum; 
  • başparmağın yanlamasına kalınlığına parmak, 
  • 1 arşın 60 parmadı.
I. Ahmet zamanında 1 zira 24 parmak oldu,  ölçü değiştitirldi,
  • Boğuma parmak denildi,
  • 1 parmak 10 iplikti,
  • Amme ziraı 100 eski parmak ve bu da 32 kerah idi.
Camii malzemelerin temini ve hazırlık aşaması
Hazırlık aşamasında yıkım ve kazı; Sultanahmet Camisi'nin yapım aşamısnda ilk önce parayla satın alınan yapıların yıkımı yapıldı. Daha sonra temel atma, lağımın kazılması ve toprak dolgusu izlemiştir.

Malzemeler ve temini; Gerekli olan malzemeler için önce taş ağaç kurşun gibi hemen bulunamayan, İstanbul dışındaki yerlerden malzemeyi bulmak. Ağaçlık bölgelerden gerekli kereste tür bolut sağlamak. Malzemeyi deniz yoluyla İstanbul’a getirilmesi. Kaynaklarda gördüğümüz başlangıç çalışmasıdır.

Malzemelerin taşıması; İstanbul'da olmayan malzemeler diğer illerden gemilerle getirilirdi. Ağaç, taş, kurşun öküz arabalarıyla gemilere yüklenirdi. Deniz yolculuğundan sonra tekrar öküz arabalarıyla İstanbul'a taşınırdı.

Osmanlı'da masrafları kayıt altına almaya çok önem verilirdi. Tüm kalem malzeme ve ödemeleri kayıt altına alınmıştır. Bu da bilgilerimize ışık tutmuştur.

Sultanahmet Camii'nin inşaası
Dualar ile başlayan temel atılımında büyük bir tören düzenlendi. Bu törende dualar, kurbanlar ve ihtiyaç sahiplerine yemek verildi. Hediyeler dağıtlıdı. Devin büyük alimleri, evliyaları dualarda bulundular. Şeyhülislam Mevlana Mehmet Efendi, halk tarafından sevip sayılan Şeyh Mahmut Efendi (Aziz Mahmut Hüdayi), Vezir-i Azam Davut Paşa, vezirler, ağalar, beyler, kazaskerler  ve sıra ile Osmanlı protokolünde yer alan öteki rütbeler ve ulema, inşaat mutemedleri, ellerine kazma alıp dualarla, önce yol olacak yerleri kazdılar. Ortalık bayram yeri gibiydi. Daha sonra temelde gönüllü çalışmak isteyen sipahilere ve yeniçerilere bir ay boyunca ziyafetler verildi. Gönüllü çalışanlara inşaatı yaptırmak kul hakkını gözetmek demekti. Böylece kimsenin kimseye hakkı geçmeyecekti.

Temel atımından sonra çevre duvarları parçalara ayrılarak ustalara verildi. Toprakta çürümeyen ağaç kazıklar çakıldı. Herkez işini yaparak birleştirme gerçekleşti. Bu da büyük ustalık isteyen işlerdendir.

İnşaat 7,5 yıl sürdü. Kubbenin bitip binanın kilitlenecek zamanının gelişi, 1026 hicri yılı Cuma Del-ahiresi ayının 4.cü günü nü oldu. Açılıştan sonra Sultanahmet Cami'nde ilk namaz da ise bütün cemaatin dizi üstüne mercan ve kelebek tesbihler bırakıldı. Masmavi, yemyeşil camiide sedefli rahlelere yüzlerce Kur’an yerleştirilip, iyi hattan çıkmış, altınlı, çiçekli, boyalı desenli kitap konuldu. Top şeklinde kapalı bir cam kürenin içine özenle yerleştirilmiş bir gemi modeli, bir kalyon. Ama zaman içinde bunlararın akıbeti ne oldu bilinmiyor.

Akustik yapısının özellikleri
Camiinin iç yapıda ve dekorasyonda kullandığı on iki cins mermer, akustik ile duvar ve sütunlar ilişkisini camii içindeki mermer kaplamalarına özel bir kesme yontma ve yerleştirme olması nedeniyle özel bir akustik yapısı olduğunu gösterir. Sultanahmet Camii'nde kullanılmadığı kadar çok mermer kaplamasına diğer camilerde rastlanmamaktadır. Bu kaplamaların basit bir duvar veya sütun örtülmesi, yontumlar ve parça yerleştirmeleri olmadığı zaman içinde yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Akustik yapıya ustası Mimar Sinan gibi çok değer veren Mehmet Ağa, dünyanın konuştuğu bir eser de imzasını atmıştır. Mimari yapılırken tek kişinin konuşmasıyla çıkan çınlama, orta dolulukta çıkan çınlama ve tam dolulukta oluşan çınlama ve sesin bozulması incelenerek akustik yapısı düzenlenmiştir. Mimaride kullanılan malzemeler akustik açısından önemli bir yere sahiptir. Bu sayede daha düzgün bir akustiğe sahiptir.

Büyük üstadın Sultanahmet Camii'de yaptıkları bir çok tarihçinin kitaplarında yer almıştır. Hatta bazı yerlerde fasıl, fasıl şiir ve nesir olarak anlatmıştır. Büyük mimar Mehmet Ağa'nın musiki bilgisi, Sultanahmet Camii'nin akustik yapısını geliştirmesinide büyük etkisi olmuştur.

Daha ayrıntılı olarak Sultanahmet Camii'nin akustik özellikleri

Sultanahmet Camii bina yapımı
Sultanahmet Cami 3 kapıdan girilir. İbadet alanı kareye yakın bir dikdörtgendir. 53.50 X 49.47 m dir. Yapımda iç mekanı geniş ve dış avluyla uyumlu yapılmıştır. Mimar Sinan’ın Süleymaniye Cami'sinin kubbe yapımı pil payeleri şeklinde yapmıştır. Mehmet ağa ise cesur bir atılım yaparak yuvarlak ve çok iri sütunlar kullanmıştır. Böylece caminin iç mekanının heybetini ve üzerine binen yükün ağırlığını hafifletmiştir.

Camiyi eşsiz yapan bir özelliği de 6 minaresi. 4 köşesindeki minarelerin 3’er ve avlusunun köşesindeki 2 minarenin ise 2 ‘şer şerefesi var. 16 Şerefe. Bu 16 şerefe 14. padişah olmasını ve iki padişahı temsil ediyor. Üç yanından, taş duvarlı ve 5 kapılı bir avlu ve bahçe ile çevrili. Camii önünde de revaklı ve taş döşemeli bir iç avlusu, 26 granit ve mermerden başlıklı sütun, 30 kubbeyi taşır. Eğimli arazi üzerine yapılan yapının bir bölümü bodrum yapılarak dengelenmiştir. Camiye külliye denmesinin nedeni ise aşağıdaki ek binaların ilave edilmesidir. 
  • Hünkâr Kasrı
  • Medrese
  • Dar-ül Kurra
  • Sıbyan Mektebi
  • Arasta
  • Hamam
  • İmaret
  • Darüş-şifa
  • Türbe
  • Sebiller
Külliye bünyesinde bulunan vakıf yapıları şöyle sıralanmaktadır.
  • Cami-i şerif hakkındaki tek hamam
  • Cami mihrabı önündeki kubbeli odalar (36 adet )
  • Mehmet Paşa sarayının yerinde tahtani ve fevkani odalar (18 adet)
  • Mehmet Paşa sarayının yerinde ali paşa vakfı için yapılan odalar(17 adet)
  • Mesih Paşa sarayının kapısındaki odalar (3 adet)
  • Cami yakınındaki kubbeli odalar altında yer alan dükkânlar (39 adet)
  • Mehmet Paşa sarayı yeri karşındaki kubbeli odalar altındaki dükkânlar (33 adet)
  • Cami şerif mektep hanesi yakınındaki fevkani ve tahtani dükkânlar (8 adet)
  • Darül-hadis medresesi yakınındaki odalar (11 adet)
  • At meydanı tarafında türbeye bitişik dükkanlar (6 adet )
  • Yıkılan Arslanhane de Abdulgani Efendinin evi yerinde dükkânlar (5 adet?)
  • Ali Çavuşun evi yanında at meydanı karşısında ve imaret yanında odalar, evler (4 adet)
  • Kasr-ı Hümayun altında köşe çeşmesi yanındaki dükkânlar (7 adet)
  • Top  arabacıları meydanı yakınında tahtani ve fevkani odalar (20 adet)
  • İmaret-i amire duvarındaki dükkânlar (8 adet)
  • Mahzen (2 adet)
  • Darrüş-şifa hamamı
  • Oda (2 adet)
Kalıntılar ve bulunmayan yapılar
Sultanahmet Camii'de yazılı kaynaklarda olan ama günümüzde ya hiç yeri bulunamayan, ya da kalıntıları olan yapılar vardır. Arasta ve Darüş-şifa hamamları türbeye bitişik dükkânlar, Cami mihrabı önündeki 36 adet kubbeli oda ve mektep yakınında olduğu belirtilen 8 adet fevkani ve tahtani dükkânlar, Darül-hadis medresesi yakınındaki 11 oda at meydanı karşısında ve imaret yanındaki 4 adet ev imare-i amire duvarındaki 8 dükkân yok olmuştur. Mehmet Paşa sarayının yerinde Ali Paşa vakfı için yapılan 17 adet odanın ve Mesih Paşa sarayının kapısı tarafındaki 3 odanın ve yıkılan Arslanhane ve Abdulgani efendinin evinin yerine yapılan 5 dükkânın yeri saptanamamıştır.  Bu da bizim için büyük bir kayıptır.

Sultanahmet camii bölümlerin planı 
Darülkurra; medreselerde tecvitli kuran okuma ve okutma bölümünün adıdır. Darülkurra medrese avlusunun kuzeydoğu köşesindedir. Kare bir yapı şekli bulunur. 1. Ahmet türbesine yakın bir yerde bulunur ve türbeye karşı büyük bir pencere ile açılır.

1. Ahmed'in türbesi, mermerden yapılmıştır. Abonaz kaplamalıdır. Kapısının üstünde ve içi ayetler vardır. Üç kubbesi bulunur. Türbede 1. Ahmed'in yanında Sultanahmet Hanın oğulları II. Osman (Genç Osman), 4’üncü Murad ile İbrahim Han’ın annesi Kösem valide veya Mahpeyker sultan bulunur. 4’üncü Murad Hanın kızı Safiye sultan  ve şehzadelerden Sultan Orhan Sultan Beyazıd Sultan Mehmet ve Sultan Osman’ın on beş şehzadesi on iki sultan ile Sultan Ahmed in dört Hasekisi (eşi) bulunur. Türbede 36 sanduka bulunur.

Muvakkithane, vakit tayini için kullanılan yapı, ezan vatkti ile ilgili tereddütleri olanlar için ders verilirdi. Buraya I.Ahmet türbesinin önündeki kapıdan girişi verilir. Kare şeklinde yapılmıştır. Demir şebekeli dikdörtgen pencereleri bulunur.

Sıbyan mektebi, dış avluda bulunur. Dış duvar ile birleşek bir şekilde planlanmıştır. Buraya birleşik olarak bir çeşme ve dükkanlar, dershane yapılmıştır. Bugün dini ve kültürel bir eğitim merkezi olarak kullanılmaktadır.

Arasta, Sultanahmet külliyesinin kıble yönündeki en uçta bulunan yapısıdır. Planda Arasta'da sipahilerle ilgili eşyaların satıldığı dükkânlar vardır. bir çok yangına maruz kalan yapı restore edilmiştir. Ama günümüzde turistik eşyalar satılır. Toplam 39 dükkandan oluşur.

Hamam bölümünde çıkan yangından sonra bir çok bölümü yağmalanmış ve sökülerek satılmıştır. Okadarki bu güne kadar gelmesi bile çok önemli bir olaydır. Hamamın ayakta duran kısımları ılıklık, halvet, külhan ve haznedir. Hamamın halvetin kubbesi yıkılmış, göbek taşı kurna gibi bölümlerinden eser yoktur. Altıgen bir planla yapılmıştır. Bu şekilde yapılması zamına göre görülmemiş bir şekildedir. Sultanahmet Camii baştan aşağıya farklı bir mimariyle gerçekleşmiştir.

Darüş-şifa, bugünkü adıyla hastane demek yanlış olmaz. 17. yy da ilk Darüş-şifa olan Sultanahmet Camii'nde yapılmıştır. 26 odadan oluşur. Burada eğitim almak isteyenler özel seçilmiş ve insan tabiatından anlayan kişilerle çalışılırdı. Temizliğe önem veren Darüş-şifa, bir hamamı bulunmaktadır. Hastanenin yapımında hekimler ve hastalar için özel bir planlama yapılmıştır. Buranın daha etkin kullanımı için At Meydanı'ndan ve sarnıçtanda faydalanılmıştır.

Sebiller, Sultanahmet Camii insanlar ile iç içe bir yaşam sürecek şekilde planlanmıştır. Bunun için caminin etrafında ihtiyaçlarına cevap verebilecek özel şeyler yapmaya özen gösterilirdi. Buraya uğrayan veya yaşayan insanlar için sebiller oluşturuldu. 4 sebil yapıldı. Bunlardan 3'ü günümüze kadar gelmiştir.

Medrese, Külliyenin kuzeydoğusunda yer alır. Dörtgen şekilde planlanmıştır. Tümü yapı kesme taştan yapılmıştır. Aydınlatılmasına önem verilmiştir. Burda sadece belli bir bölgeye değil dünyaya ilim yapmak planlanmıştır. Dünyanın bir çok yerinden zeki çocuklara medresede hadis dersleri verilmiştir. Bir çok alimin yetişmesine aracılık etmiştir.

Hünkar Kasrı, padişahın namazdan önce ve sonrasında ziyaretçilerin karşılayacağı, sohbet edeceği ve dinleyeneceği caminin yanına yapılan konutun adırır. Bir çok tadilat geçriren yapı günümüze kadar zarar görmeden gelmiştir. Sultanahmet Camii, Hünkar Kasrı iki odadan oluşur. Bir çok süslemeyle yapılan yapıdan günümüze gelirken bazılarını kaybetmiştir.  

Sultanahmet Camii'nde kullanılan malzemeler

Bakırköy kalkeri olarak bilinen Küfeki Taşı, uzun yıllardır bir çok yapıda kullanılır. Küfeki taşı; Davut Paşa bahçesi yakınında, Bakırköy, Sefa köy arasındaki sahada İstanbul’dan Küçük Çekmeceye doğru uzanan neojen oluşuklar arasında bulunur. İstanbul'da bir çok yerde bulunan bu taş işlemesi kolaylığı ve çıkarılması kolaylığından dolayı makbul bir taştır.

İnşaada kullanılan harcın özelliği
Sultanahmet Camii mimarisinde: Çinilerde alçı harcı kullanılırdı. Bunun yanı sıra sıvalarda kıtıklı (keten elyafı) harç kullanılır. Neme müsait duvarlarda koyun yünü, yumurta akı katılırdı. Örümcek ağı olmaması için harca deve kuşu yumurtası kullanarak bir çok sorunun çözümü bu pratik bilgiler ile çözülmüştür.

Marmara mermeri, Marmara Adası'nda çıkarılan bir mermer türüdür. Bu gün hala bu adadan mermer çıkartılır. Adadan gemilerle İstanbula taşınarak getirilmiştir. Burdan gelen mermerler şuralarda kullanılmıştır: ayak kaşı, harem kapısı için taç, kafa tahta taşı, kademe taşı, kemer taşı, korkuluk tabaka taşı, köprü taşı, kürsü taşı, musluk taşı, pahlu taşı, pahlu döşeme taşı, söve taşı, sütun taşı, sütun başlığı taşı, taban taşı, şadırvan kemeri taşıdır. Sultanahmet Camii'nde okadar çok mermer çeşidi kullanılmıştırki, hiç bir camide bu kadar mermer kullanıldığı rivayetlerde yoktur. Bu çeşitli mermer kullanımı ve bu mermerlerin yontulmasıyla Akustik anlamda etkisi çok olmuştur. Sedefkar Mehmet Ağa'nın bu anlamda musiki ile ilgilendiği ve bu müzik bilgisinide inşaatın yapımında kullandığı bilinen bir gerçektir.

Renkli taşlar, caminin görünümü açısından çok etkili olmuştur. Bu cezbedici güzelliği görmek ya da yanında bulunmak adına bir çok insan buraya yerleşmiş ya da buraya uğrar olmuştur. Bunu bilen mimar renkli taşları kullanmakta özen göstermiştir. Sultanahmet Camisi yapımı için Mısır'dan taş getirildiğine dair bir bilgi yoktur. Tamamen ülke içinden sağlanmıştır. Renkli taşlara bakarak Bilecik ve çevresinden getirildiğini söyleyebiliriz. Yazılı olan tarihte burdaki yerin Mihaliç olduğu yazıyor. Ama Mihaliç'in neresi olduğu belirtilmediği için anadoludan geldiği düşünülüyor. Kullanılan taşların cinsi aglomera ve breşlerdir. Bu taşlar kalıp, kemer, kürsü, pahlu, sütun, sütun başlığı yapımında kullanılmıştır. Cami avlu revaklarında kullanılan kolonlardan üçü ve dış yan sofa revak kolonlarının bazıları almaşık kemerler tektonik reşten yapılmıştır.

Ateş taşı, kayıtlarda od-ateş taşları kavak iskelesinden olduğu yazılmıştır. Kavak iskelesi diye yazılması bize bazı yerleri isimlerini çağrıştırır. Örneğin, Rumeli kavağı Üsküdar Kadıköy yörelerinden olduğu tahmin ediliyor.

Demir, demirin nereden getirildiği tam olarak bilinmiyor. Bunun için tahminler söz konusudur. Bu konudaki tahmin Bulgaristandır. Bu demirler döşeme kirişleri ve kenet zıvana yapımında kullanılmıştır. Demirler iki türlü getirildiği biliniyor. Ham ve işlenmiş olarak.

Kurşun, inşaatta 1900 ton kullanılmıştır. Bunun değeri de 35969 akçe olarak arşivlerdeki yerini almıştır. Kurşun osmanlı arşivlerinde ak ve kara olarak kayda alınmıştır. Bunun nedeni kurşunun içindeki karışımları tam olarak ayrıştırılamamasıdır.

Sultanahmet Caimii giriş ücreti varmı?
Sultanahmet Caimii giriş fiyatı yoktur. Yani namaz vakitleri dışında burayı ücretsiz ziyaret etmenize izin verilir. Namaz vakitlerinde saygıdan dolayı dikkatli hareket etmek gerekir.

Camiye giriş kuralları vardır. Kısaca edepli olmak ve tesettüre riayet etmek diye tanımlayabiliriz. 

Sultanahmet Camii'nde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ayak izi
Sultanahmet Camii açılmadan önce 1. Ahmed, Memluk Sultanlarından Kayıtbay’ın türbesinin içinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ait olan bir ayak izinin olduğunu öğrenir. Mısır’dan hemen bunu Sultanahmet Camii'ne getirtir. İmamın namaz kıldığı yerin hemen yanına astırtır. Ama bir süre sonra rüyasında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i görür. Kayıtbay'ın, kendisini efendimize şikayet ettiğini görür. Efendimiz de 1. Ahmed'in ayak izini geri götürmesini ister. Bu rüyasını zamanın büyük evliyalarından Aziz Mahmid Hüdayi hazretlerine anlatır. Büyük evliya bu rüyanın yoruma ihtiyacı olmadığını ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ayak izini geri götürmesini ister. 1. Ahmed sözü tutar ve ayak izini Mısıra geri gönderir.

Sultan 1. Ahmed'in beden özellikleri;
Camiyi yaptıran 1. Ahmed, Osmanlı padişahları içinde en genç tahta çıkan padişahlardandır. 14 yaşında 21Aralık 1603'te tahta çıkan 1. Ahmed 27 yaşında vefat etmiştir. 14 yaşında tahta geçti, 14. padişah ve yaklaşık 14 sene tahtta kaldı. Padişah hakkında güçlü kuvvetli, boylu poslu, fakat şişmanlığa büyük eğilimi olan, yüzü dolgundur. 1. Ahmed'in gözleri dikkat çekcidir. Olağan üstü büyüklüktedir. En makbul, en güzel göz kabul edilir. Solgun ve durgun bir ifadesi vardır. Bu da onun en belirgin özelliğidir. Üst dudağında bir tutam seyrek kıl, çenesinde de daha seyrek koyu renkte kıllar vardır. İmparatorluğun genişliği gibi heybetlidir. Atletik bir bedene sahiptir. Peygamberine bağlılığı o kadar hat safhadaki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayağını temsil eden bir figürü mücevher olarak yaptırıp, sarığının sorgucu olarak bereketlenmek için taşıyordu. 1. Ahmed, vefat ettikten sonra caminin dış avlusunun kuzeydoğu köşesinde bulunan türbeye defnedilmiştir.

Cami ve mescit nedir?
Cami, cem kökünden geldiği bilinir. Yani toplanma anlamına gelir. Mescit ise secde edelen yer anlımına gelir. Külliye ise, bir çok yapının toplandığı yer anlamına gelir. Medrese, türbe, çarşı, tekke, aşevi, zaviye gibi birçok yerin birarada olduğu yerdir.  

8 yorum:

  1. Sedefkar Mehmet Ağa, ana kubbeyi 43 metre yüksekliğinde ve 23,5 m yapmıştır. bu ne anlama geliyor???

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yazım hatası olmuş. Uyarınız için teşekkürler. 43 metre yüksekliğinde ve kubbesinin çapı 23,5 m olması gerekiyordu.

      Sil
  2. Adsız22/12/16

    Bu bilgiler nereden alındı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bilgiler Topkapı Sarıyı arşivlerinden ve tarihçilerden alınan bilgiler doğrultusunda derlenmiştir.

      Sil
  3. Bu bilgiler güzel olduğundan bu sıteden ödev yaptım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşinize yaradıysa hedefimize ulaşmışızdır...

      Sil
  4. Emeğinize sağlık. Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
  5. Emeğinize yüreğinize sağlık. Allah razı olsun.

    YanıtlaSil

SULTANAHMET HAKKINDA EN SON GİRİLEN YAZILAR